enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,2020
EURO
35,0069
ALTIN
2.504,53
BIST
10.643,58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak

Mesleki eğitimde yapılanlar

26 Eylül 2022 23:05
880
A+
A-

İTO’nun en büyük paydaşlarından olduğunu hatırlatan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, “İstanbul’da mesleki eğitimi ayağa kaldırırsak Türkiye’yi de ayağa kaldırırız” dedi. İş dünyasından tek beklentilerini ise “İşyerlerinizi staj için öğrencilerimize açın” diye özetledi.

Bakan Özer, OECD’nin Türkiye’deki mesleki eğitim gelişmesini bir başarı hikayesi olarak gördüğünü anlattı. Özer, bu başarı hikayesini 1 Aralık 2022’de İstanbul’da gerçekleştirilecek zirvede tüm OECD ülkeleriyle paylaşacaklarını kaydetti.

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, İTO tarafından restore edilerek yeni fonksiyonlarla İstanbul kültür ve sanat hayatına kazandırılan tarihi Liman Hanı açılışı sonrasında İTO’nun eylül ayı olağan Meclis Toplantısı’na da iştirak etti. Bakan Mahmut Özer, meclis üyelerine hitaben yaptığı konuşmada, Türkiye’deki
eğitimin tüm süreçlerinin yönetilmesi ve eğitim politikalarının geliştirilmesi için istişare mekanizmasının önemli olduğunu belirterek, bu toplantılar sayesinde güçlü Türkiye’nin inşası için değerlendirme imkânı bulduklarını söyledi.

EN KALICI SERMAYE

Bir ülkenin en kalıcı sermayesinin beşeri sermayesi olduğuna dikkati çeken Özer, son 20 yılda bu konuda çok önemli mesafelerin alındığını kaydetti. Özer, şöyle devam etti: “Bugün rekabet etmiş olduğumuz OECD ülkeleri, eğitimin tüm kademelerindeki oranlarını 1950’li yıllarda kitleselleşme evresine ulaştırdılar. Okul
öncesinden ortaöğretim, ortaöğretimden yükseköğretime kadar eğitimin tüm kademesindeki çağ nüfusunun yüzde 90’ının üzerindeki bir kitleyi eğitimle buluşturabilme başarısı gösterdiler. Türkiye’de ise
son 20 yılda, 70 yıllık gecikmeyle ilgili devasa yatırım yapıldı. Yüzde 11’lik beş yaştaki okullaşma oranı, bugün yüzde 93’e geldi. Yüzde 44’lük ortaöğretimdeki okullaşma oranı yüzde 90’ları geçti. Yükseköğretimdeki net okullaşma oranı yüzde 14’ten yüzde 48’lere geldi. Bizim genç nüfusumuzun
daha fazla olduğu göz önüne alındığı zaman bu aslında bir fırsat penceresidir.”

REKLAM ALANI

EĞİTİMDE EŞİTLİK

Paris’te gerçekleştirilen eğitim bakanları zirvesinde OECD Genel Sekreteri’yle yaptığı görüşmede, Türkiye’nin eğitim serüvenini, başarı hikâyesini, kız çocuklarının okullaşma oranları ve mesleki eğitimle ilgili yapılan dönüşümleri anlattığını aktaran Özer, “OECD Genel Sekreteri, çok güzel bir sosyal medya
paylaşımında bulundu. Dedi ki, ‘Türkiye, eğitimde son 20 yılda inanılmaz gelişmeler sağlamıştır. Eğitimde fırsat eşitliğiyle ilgili çok önemli mesafeler almıştır. Türkiye’nin bu başarı hikâyesi, diğer ülkelere de ilham vermelidir.’ Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitimin kalitesini artırmak amacıyla tüm alanlarda çok daha iyi noktalara taşımak için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz” ifadelerini Mesleki eğitimde yapılanlar İTO’nun en büyük paydaşlarından olduğunu hatırlatan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer,
“İstanbul’da mesleki eğitimi ayağa kaldırırsak Türkiye’yi de ayağa kaldırırız” dedi. İş dünyasından tek beklentilerini ise “İşyerlerinizi taj için öğrencilerimize açın” diye özetledi. Bakan Özer, OECD’nin Türkiye’deki mesleki eğitim gelişmesini bir başarı hikayesi olarak gördüğünü anlattı. Özer, bu başarı hikayesini 1 Aralık 2022’de İstanbul’da gerçekleştirilecek zirvede tüm OECD ülkeleriyle paylaşacaklarını kaydetti.

Mesleki eğitimin güçlendirilmesiyle ilgili süreçleri sektörle birlikte yönettiklerini kaydeden Bakan Özer, meslekliselerini artık akademik olarak başarılı öğrencilerin tercih etmeye başladığını söyledi.

İHRACATÇI LİSELER

Meslek liselerinin tüm alanlarda üretim yaparak sektörle rekabet ortamı oluşturma gibi bir niyetlerinin olmadığını vurgulayan Özer, “Bizim derdimiz, eğitim verdiğimiz tüm alanlarda gerçek iş ortamlarında kalıcı becerilerle üretim sağlamak” dedi. Özer, faaliyetleri bir adım ileri taşıdıklarını kaydederek, “Ar-Ge merkezleri kurduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla 50 Ar-Ge merkezinin meslek liselerinde açılışını yaptık. Şu anda sayı 55’e çıktı. Ar-Ge merkezlerindeki amacımız, fikri mülkiyetle ilgili patent, faydalı model, marka, tasarımla ilgili inovatif yaklaşımları kökleştirmek, o kültürü yaygınlaştırmak” diye konuştu.

PATENT TESCİLLERİ

Özer, meslek liselerindeki fikri mülkiyetle ilgili gelişmeler hakkında ise şunları kaydetti: “Son 10 yılda Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu bağlamda tescil sayısı 29’du. Yıllık tescil ettiği ürün sayısı 2.9. Bu yılki hedefimiz7 bin 500’dü. Bugünkü rakam 7 bin 800. 7 bin 800 ürünün patent, faydalı model, marka tasarım tescilini
meslek liseleri, bilim sanat merkezleri ve diğer okullarımızca aldık. Meslek liseleri ilk kez ihracat yapmaya başladı. Maske ihracatı yapıyor, kağıt havlu ihracatı yapıyor. Bir adım daha attık. Sayın Cumhurbaş-kanımız açıkladı, 2’si İstanbul’da olmak üzere 7 Uluslararası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi kurduk, birini
İTO’yla birlikte yapıyoruz. İlk kez meslek liselerimize yurt dışından öğrenci aldık. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığıyla birlikte koordineli bir şekilde yürüttük.”

YENİ HEDEF 1 MİLYON

Mesleki eğitim merkezlerinin Ahilik kültürünün bir devamı olduğuna işaret eden Bakan Mahmut Özer, “25 Aralık 2021’de Mesleki Eğitim Kanunu’nda yapmış olduğumuz değişikliklerle işveren üzerindeki tüm maddi yükü ortadan kaldırdık. Asgari ücretin yüzde 30’unu kalfa oldukları zaman, yüzde 50’sini tamamen
devlet olarak biz üstlendik. İş kazalarına ve meslek hastalıklarına karşı sigortalanmayı da biz kendi üzerimize aldık. Tek istediğimiz şey, bu süreçte işverenlerin işletmelerini öğrencilerimize açması.
Ama bir usta öğreticinin mentorluğunda. 25 Aralık’taki bu değişiklikten önce tüm Türkiye’de 159 bin çırak ve kalfa vardı. Bugünkü çırak ve kalfa sayısı 720 bin. Yılın sonuna kadar hedefimiz 1 milyon çırak, kalfa olacak şekilde gençlerimizi mesleki eğitim merkezleriyle buluşturmak” diye konuştu.

OECD MESLEKİ EĞİTİM ZİRVESİ İSTANBUL’DA YAPILACAK

Konuşmasında bir haberi ilk kez duyuracağını kaydeden Bakan Özer, şunları söyledi: “OECD Genel Sekreteri’yle görüşmemizde mesleki eğitimdeki bu başarı hikâyelerini anlattıktan sonra dedi
ki, ‘İstanbul’da mesleki eğitim zirvesi yapalım, tüm OECD ülkelerini İstanbul’a toplayalım. Hem Türkiye’nin başarı hikâyelerini diğer OECD ülkelerine aktarma imkânımız olur hem de mesleki eğitimle ilgili genel bir etkinlik.’ Biz de 1 Aralık 2022’de İstanbul’da inşallah bu zirveyi gerçekleştireceğiz. Artık mesleki eğitimin o geçmişteki travmalarından kurtulmuş, başarılarını dünya ülkelerine anlatabilir bir duruma getirmenin mutluluğunu ve bu hikâyenin küçük bir parçası olmanın da kıvancını yaşıyorum.”

İSTANBUL’DA 5 YAŞ OKULLAŞMA ORANI YÜZDE 87

Eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmek adına okul öncesi alanda yatırım yaparak 3 bin yeni anaokulu yapmak için yola çıktıklarını belirten Özer, “Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde projeyi gerçekleştiriyoruz. Bugün itibarıyla 10 ay içinde 1.409 anaokulu ve 10 bin 200 ana sınıfını hizmete aldık. İstanbul’da beş yaşındaki okullaşma oranı yüzde 45, bugünkü oran yüzde 87” dedi.

ÇIRAK VE KALFA SAYISINDAKİ ARTIŞ MEMNUNİYET VERİCİ

Türkiye’deki çırak ve kalfa sayısında 4 kat artış olduğunu belirten İTO Başkanı Şekib Avdagiç, bu durumdan duydukları memnuniyet hakkında şöyle konuştu: “Memnuniyetle öğreniyoruz ki, bugün Türkiye’deki çırak ve kalfa sayısı 4 kat artarak 750 bine doğru tırmanıyor. Reel sektörün ihtiyaçlarının karşılanması, öğrencilerimizin teori ve pratiği birleştirmeleri bakımından çok önemli bir yola girildiğini görüyoruz. Mesleki eğitime yönelik olarak Milli Eğitim Bakanlığımız ile birlikte gerçekleştirdiğimiz Dijital İstihdam Eşleştirme Platformu Yazılımı Projesi gibi projeler hem iş dünyasının hem de eğitim tarafının derdine derman buluyor. Bu tür çalışmalar çok önemli; çünkü sanayileşmemizin hedefine ulaşması, gerçekten çağını yakalayan bir ülke olmamız, müreffeh Türkiye hayalinin gerçekleşmesi ancak mesleki eğitimle
mümkün olacaktır” ifadelerini kullandı.

OVP İLE AMAÇLARIMIZ ÖRTÜŞÜYOR

Başkan Avdagiç, Meclis Toplantısı’nda, ekonomiye dair görüşlerini de paylaştı. Avdagiç, küresel ekonomiye ilişkin belirsizliklerin arttığı bir dönemde açıklanan 2023-2025 Orta Vadeli Programı’nın önümüzdeki dönemin temel politikaları hakkında ipuçları verdiğini aktararak, şunları kaydetti: “Orta Vadeli Program’ın temel amacı, iş dünyasının OECD ülkelerine başarı hikayesi amaçlarıyla birebir örtüşmektedir. İnanıyoruz ki, temel hedefler ile buna yönelik politikalar da birbiri ile uyum içinde olacaktır. Bu çerçevede makro değişkenler arasındaki korelasyon yakından izlenmeli, gelişmelere karşı hızla tepki verme/önlem almaya devam edilmelidir. Bu noktada hükümetin yüksek enflasyonu düşürmeye yönelik kararlı tutumunu
önemsiyoruz. Düşük enflasyon, kalkınma ve toplumsal refahın anahtarıdır. Bu yöndeki kararlı tutumun sürdürülmesi, fiyat istikrarını bir an önce sağlayacak tedbirlerin uygulanmaya devam edilmesi, beklentilerimiz arasında.” Mesleki eğitim,İTO gündeminin değişmezi İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkanı Öztürk Oran, konuşmasında, Oda’nın eylül ayı Meclis Toplantısı’na katılan Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e teşekkür etti. Bakan Özer’in mesleki eğitime verdiği önemi Oda olarak da yakından takip
ettiklerini ve yürekten desteklediklerini söyleyen Oran, “Bu kürsünün değişmez gündem maddesi mesleki eğitimdir. İstanbul Ticaret Odası, üniversitesiyle, yaptırdığı onlarca okulla, hamiliğini yaptığı meslek okullarıyla, düzenlediği mesleki eğitim programlarıyla eğitime sevdalı bir kurumdur. Bu anlamda bugün
bizlerle birlikte olmanız, iş dünyamız için oldukça kıymetli” diye konuştu. Öztürk Oran, küresel gündemle ilgili olarak da “Bugün dünyada bir ‘düzen’den bahsetmek zor. Aksine, artık bir ‘dünya düzensizliği’ içerisindeyiz” dedi. Oran, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Enerjide arz güvenliği meselesi her
ülkenin önceliği haline geldi. Avrupa’nın yeşil dönüşüm planı da adeta rafa kalktı. Türkiye’ye gelince, elbette dünyadaki dalgalı konjonktürün etkisini hissediyoruz. Ama şunun altını da çizmek isterim: Son gelişmeler, bizi umutlandırıyor. Çünkü konumu, güvenliği, altyapısı, ticari deneyimi ve küresel bağlantıları ile Türkiye, en elverişli ülkelerden biridir.” Avrupa’nın durgunlaşacağı bir döneme girildiğini, bunun da ihracat için risk olduğunu belirten Oran, “Ancak pek çok fırsatı da beraberinde getirdiğini unutmamak lazım. Birincisi; durgunlukla birlikte küresel enflasyonun hız kesmesi, Türkiye’deki enflasyona da pozitif etki edecektir. İkincisi, küresel resesyon nedeniyle emtia ve enerji fiyatlarında durgunluk yaşanması da enflasyonumuza müspet katkı sağlayacaktır. Üçüncüsü, Avrupa enerji açığı nedeniyle Türkiye’den tedarik talebini artıracaktır. Dördüncüsü, Avrupa’daki enerji kısıtlamaları, kış turizmindeki ziyaretçi sayılarını artıracaktır. Bu bağlamda, ülkemiz üzerinde sürekli kara bulut senaryoları üretenlere geçit vermeden yola devam etmek önemli” dedi.

Yazarın Diğer Yazıları
REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.