
Türkiye’de İş Dünyası dergisi, Ağustos sayısında geniş yer ayıracağı “Gıda Dosyası” öncesinde, sektörün önde gelen temsilcilerini ve basın mensuplarını Küçükçekmece göl kenarındaki Samsa Land’da düzenlenen kahvaltılı toplantıda bir araya getirdi. Sektörün dönüşümünden yatırım stratejilerine kadar pek çok konunun masaya yatırıldığı buluşmada, Türkiye’nin lezzet ekonomisindeki küresel iddiası vurgulandı.
Türkiye’nin “lezzet diplomasisi” ile küresel arenada kazandığı ivme, gastronomi sektörünün sadece bir mutfak kültürü değil, artık çok daha büyük bir ekonomik ekosistemin “stratejik ihracat kalemi” olduğunu bir kez daha kanıtladı. Türkiye’de İş Dünyası Dergisi, Ağustos sayısında derinlemesine yer vereceği “Gıda Dosyası” öncesinde, sektörün nabzını tutmak ve vizyoner bir yol haritası belirlemek üzere paydaşları Küçükçekmece’nin eşsiz atmosferinde, Samsa Land’da buluşturdu.
Toplantıda öne çıkan temel vizyon, gastronominin artık yalnızca turizmi destekleyen bir yan unsur olmaktan çıkarak; tarımdan sanayiye, hizmet ihracatından destinasyon pazarlamasına kadar uzanan geniş bir ekonomik ekosistemin merkezine yerleşmesi oldu. Sektör temsilcileri, NATO Zirvesi gibi uluslararası platformlarda sergilenen “lezzet diplomasisi” başarısının, Türkiye’nin “gastrodiplomasi” alanındaki gücünü kanıtladığına dikkat çekti.

YENİ TRENDLER VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU
Toplantıda masaya yatırılan bir diğer önemli başlık ise sektörün geleceğine yön verecek sürdürülebilirlik ve teknolojik dönüşüm oldu. Katılımcılar;
Sürdürülebilir Gastronomi:
Yerel üreticiyi koruyan, coğrafi işaretli ürünlerin değerini artıran ve israfı önleyen modellerin önemi üzerinde duruldu.
İnovasyon ve Dijitalleşme:
Gastronomi sektörünün sadece üretimle değil, yapay zeka, gıda teknolojileri (Agro-tech) ve dijital B2B platformları üzerinden küresel pazarlara açılması gerektiği belirtildi.
Nitelikli Turizm:
“Made in Turkey” markasının, kaliteli hizmet ve özgün hikaye anlatıcılığıyla desteklenerek 12 aya yayılan bir turizm anlayışına nasıl entegre edileceği değerlendirildi.
“ORTAK AKIL” İLE KÜRESEL MARKA HEDEFİ
Küçükçekmece’nin eşsiz atmosferinde gerçekleştirilen istişare toplantısında, sektör temsilcileri dağınık bir yapı yerine, kamu ve özel sektörün ortak bir “Milli Proje” çatısı altında birleşmesinin hayati bir ihtiyaç olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin köklü mutfak mirasının, doğru stratejik adımlarla dünya gastronomisinin referans noktalarından biri haline gelebileceği ifade edildi.
MEKÂNIN EV SAHİBİNDEN KÜLTÜREL LEZZET VURGUSU
Toplantıya ev sahipliği yapan Samsa Land kurucusu Abdullah Cumali, 2018 yılında İstanbul Şirinevler’de başlayan lezzet yolculuklarını daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla Küçükçekmece’ye de taşıdıklarını belirtti. Orta Asya ve özellikle Türkmen mutfağını tanıtma hedefiyle yola çıktıklarını ifade eden Cumali, şunları söyledi:
“Samsa Land ismi, Orta Asya’ya özgü tandırda pişirilen ve etle ön plana çıkardığımız ‘Samsa’ böreğimizden geliyor. Menümüzde Samsa’nın yanı sıra mantı çeşitleri, fitçi böreği, Orta Asya pilavı ve ‘Şaşlık’ adını verdiğimiz özel et çeşitlerimiz yer alıyor. Türk halkı bu mutfağı kısa sürede benimsedi; bugün müşteri portföyümüzün yüzde 60’tan fazlası yerli misafirlerimizden oluşuyor.”
Türkiye’de İş Dünyası Dergisi tarafından düzenlenen bu buluşma; üreticiden yatırımcıya kadar tüm paydaşların bir araya geldiği, sektörün güncel nabzının tutulduğu ve geleceğe dair vizyoner bir yol haritasının çizildiği kapsamlı bir zemin oluşturdu. Derginin Ağustos sayısı, sektörün ortak sesini yansıtan detayları ve uzman görüşleriyle gastronomi dünyasının rehberi olmaya hazırlanıyor.