enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,7504
EURO
52,7814
ALTIN
6.918,96
BIST
14.202,24
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
15°C
Cuma Çok Bulutlu
14°C
Cumartesi Az Bulutlu
16°C
Pazar Hafif Yağmurlu
16°C

Sahnenin Ardındaki Karmaşada Bir Ustalık Geçidi

Sahnenin Ardındaki Karmaşada Bir Ustalık Geçidi
16 Kasım 2025 16:18
9
A+
A-

Michael Frayn’ın zamansız başyapıtı “Oyunun Oyunu”, DK Yapım & Good Directions Entertainment etiketiyle İstanbul sahnelerinde yerini aldı. Prömiyer gecesi, Maximum Uniq Hall’ı bir kahkaha tufanına çeviren bu müthiş fars, seyirciyi sahne arkasındaki kaosa, aşka, kıskançlığa ve tümüyle insani zaaflara doyurucu bir yolculuğa çıkardı. Ancak bu yolculuğu unutulmaz kılan, metnin kendisinden ziyade, onu hayat veren oyuncu kadrosuydu. Her biri kariyerinin olgunluk döneminden birikimlerini sahneye taşıdı.

Salih Kalyon: Oyun içindeki oyunda, her şeyin kontrolden çıktığı anlarda dahi karakterini ayakta tutmaya çalışan, “tiyatrodan anlayan” adam tiplemesini Salih Kalyon’a emanet etmekle yapım ekibi zaten ilk altın vuruşu yapmış. Kalyon, sahnedeki varlığıyla adeta bir denge unsuru. Onlarca yıllık tiyatro, sinema ve dizi tecrübesi (Hababam Sınıfı, Ekmek Teknesi, İşler Güçler), onu sahnede “güven veren” bir isim yapmış. Provaların titiz, işinin ehli aktörünü oynarken, komediyi abartmadan, ince mimikleri ve zamanlamasıyla yakalayışı bir ustalık göstergesi.

Günay Karacaoğlu: Günay Karacaoğlu, sahnedeki zarafeti ve komedi anlayışındaki keskin zekayla iz bırakıyor. Kadın oyuncunun yer yer histerik, yer yer kırılgan, yer yer de son derece pratik zekalı halini oynarken, kariyeri boyunca sergilediği oyunculuk çeşitliliğini bir kez daha hatırlattı. Türk tiyatrosunun bu duayen ismi, sahnedeki her anını, adeta bir saat mekanizması gibi kusursuz işleyen komedi çarkının içinde bir dişli olarak değil, onu yönlendiren bir anahtar olarak kullanıyor.

Sermiyan Midyat: Sermiyan Midyat olmadan böyle bir fars düşünülemezdi. O, oyuna sadece performansıyla değil, yarattığı enerji alanıyla da hizmet eden bir güç kaynağı. Öfke nöbetleri, bitmek bilmeyen telaşı ve fiziksel komedideki benzersiz yeteneğiyle sahnede adeta bir fırtına gibi esiyor. Midyat’ın kariyeri, onun bu doğaçlama hissi veren, yüksek tempolu oyunculuğunun kanıtıyla dolu. Seyirci, onu izlerken nefesini tutuyor, çünkü sıradaki komik patlamanın nereden geleceğini asla bilemiyor.

Oyuna asıl derinliği ve katman katan ise, başroldekilerle tam bir uyum içinde çalışan destek kadrosuydu: İbrahim Kendirci: Sahne arkası aşkları ve erkeklik krizleriyle genç, telaşlı sevgiliyi oynayan Kendirci, enerjisi ve fiziksel performansıyla dikkat çekti. Genç kuşağın yetenekli isimlerinden biri olarak, bu zorlu farsın altından başarıyla kalktı. Ömür Arpacı: Sessiz sedasız, ama bir o kadar etkili bir komedi anlayışına sahip. Oyun içindeki oyunda, sürekli bir şeylerle uğraşan, sakar ve sevimli karakteriyle seyircinin sempatisini topladı. Kariyerindeki karakter rolleri çeşitliliğine bir yenisini daha ekledi. Özlem Alpözü: Alpözü, kariyeri boyunca yaptığı gibi, komedinin diline son derece hakim. Söylediği her repliği, yaptığı her hareketi komediye hizmet ettirme konusundaki içgüdüsü mükemmel. Seyirciyi güldürmek onun için bir refleks gibi. Duygu Kurt (Aynı Zamanda Yapımcı): Hem sahne arkasında hem de sahnede emeği geçen çift taraflı bir performans. Oyuncu kimliğiyle, sahne önü ve arkasındaki telaşı ve kafa karışıklığını son derece inandırıcı ve komik bir şekilde yansıttı. Yapımcı olarak da böyle iddialı bir projeyi hayata geçirmekle Türk tiyatrosuna önemli bir katkı sundu.

Enis Aybar & Gözde Kaya: İkili, oyunun karmaşasında kendilerine düşen görevleri fazlasıyla yerine getirerek, genel komedi senfonisine katkıda bulundular. Özellikle fiziksel komedi anlarında kadroyla olan senkronizasyonları takdire şayandı.

“Oyunun Oyunu”, sadece iyi yazılmış bir metin değil, aynı zamanda onu icra edebilecek bir oyuncu topluluğunun varlığını zorunlu kılan bir şaheser. Bu prodüksiyon, tam da bu ihtiyacı karşılıyor. Usta isimlerin tecrübesiyle, genç ve dinamik enerjinin buluştuğu bu kadro, seyirciye sadece gülmekten kırılacağı değil, aynı zamanda oyunculuk ustalığına doyacağı bir gece vaat ediyor. Tiyatro sezonunun en eğlenceli ve en “oyuncu” merkezli işlerinden biri olarak hafızalara kazındı.

Emre Baktıroğlu

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.