enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,2705
EURO
55,2972
ALTIN
6.644,78
BIST
12.265,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Az Bulutlu
24°C
Salı Hafif Yağmurlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
18°C
Perşembe Yağmurlu
16°C

PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz: “İHRACATÇININ KÜRESEL REKABET GÜCÜ İÇİN DÖVİZ DÖNÜŞÜM DESTEĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ”

PLASFED Başkanı Ömer Karadeniz:  “İHRACATÇININ KÜRESEL REKABET GÜCÜ İÇİN DÖVİZ DÖNÜŞÜM DESTEĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ”
11 Ekim 2026 09:21
1
A+
A-

 

PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, Türkiye’nin ihracatçının küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için döviz dönüşüm desteğinin daha güçlü ve bütüncül bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. Çin’in ihracatçılarını yalnızca kur politikasıyla değil, kur riskinin yönetimi, finansmana erişim, vergi iadeleri ve ihracat sigortası gibi farklı araçlarla desteklediğine dikkat çeken Karadeniz, “Türkiye olarak biz de ihracatçımızın üzerindeki maliyet ve kur baskısını azaltacak daha kapsamlı bir destek modeli oluşturabiliriz” dedi.

Türk sanayicisinin son dönemde artan maliyetler ve küresel rekabet baskısıyla karşı karşıya olduğunu belirten Plastik Sanayicileri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, ihracatın sürdürülebilirliği açısından döviz gelirlerinin Türk lirasına dönüşümünü teşvik eden mekanizmaların ihracatçının rekabet gücünü de gözetmesi gerektiğini söyledi.

Döviz dönüşüm desteğinin 2023 yılında yüzde 2 oranıyla uygulanmaya başladığını, 2025 yılı Mayıs ayında desteğin geçici olarak yüzde 3’e yükseltildiğini hatırlatan Karadeniz, 1 Ekim 2026 itibarıyla uygulamada yeni bir döneme geçildiğini ifade etti. TCMB’nin yeni düzenlemesiyle desteğin döviz pozisyonu, katma değer ve ihracata yönelik üretim yapan tedarikçi firmalarla ilişkilendirildiğine dikkat çeken Karadeniz, yeni yapının kapsamının genişlemesinin önemli olduğunu ancak ihracatçının küresel rekabet koşulları açısından desteğin etkinliğinin daha da artırılması gerektiğini kaydetti.

“İhracatçı yalnızca kur değil, maliyet baskısıyla da mücadele ediyor”

Türkiye’nin ihracatçı sanayicisinin yalnızca kur hareketlerinden değil, yüksek üretim maliyetleri, finansman giderleri ve küresel pazarlardaki yoğun fiyat rekabetinden de etkilendiğini belirten Karadeniz, şöyle konuştu:

“İhracatçımız bugün küresel pazarlarda sadece ürününün kalitesiyle değil, maliyetiyle de rekabet ediyor. Enerjiden işçiliğe, finansmandan hammaddeye kadar çok sayıda maliyet kalemi ihracatçımızın rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Döviz gelirinin TL’ye dönüşümünde sağlanan destek de bu açıdan ihracatçının rekabet gücünü destekleyen önemli bir araçtır. Bizim beklentimiz, döviz dönüşüm desteğinin ihracatçının rekabet gücünü daha etkin biçimde destekleyecek seviyeye çıkarılması yönündedir.”

“Çin’in yaklaşımı bize önemli bir örnek sunuyor”

Küresel ticarette ihracatçıların desteklenmesinde farklı politika araçlarının birlikte kullanıldığını belirten Karadeniz, Çin’in uygulamalarının bu açıdan dikkat çekici olduğunu söyledi.

Çin’de ihracatçıların kur riskini yönetebilmesi için döviz türevleri ve diğer finansal araçların kullanımının uzun zamandır var olduğunu ve günümüzde daha da yaygınlaştırıldığını belirten Karadeniz, işletmelerin RMB ile fiyatlama ve ödeme yapabilmelerinin de kur riskinin yönetilmesine katkı sağladığını ifade etti. Çin’de ayrıca ihracat vergi iadeleri, ihracat kredileri ve ihracat kredi sigortası gibi araçların da ihracatçıların finansal yükünü ve risklerini azaltmaya yönelik kullanıldığını kaydetti.

Karadeniz, “Burada Çin’in uyguladığı tek bir destek mekanizmasını Türkiye’ye doğrudan kopyalamaktan söz etmiyoruz. Önemli olan, ihracatçının rekabet gücünü korumak için farklı araçların birlikte ve etkin biçimde kullanılabilmesi. Çin’in yaklaşımı bize bu açıdan önemli bir örnek sunuyor” dedi.

“Daha bütüncül bir ihracat destek modeli oluşturabiliriz”

Türkiye’nin de ihracatçının karşı karşıya olduğu maliyet ve kur risklerini birlikte ele alan daha bütüncül bir destek yaklaşımına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Karadeniz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İhracatçımızın küresel pazarlarda rekabet gücünü koruyabilmesi için yalnızca bir destek kalemine odaklanmak yeterli değil. Döviz dönüşüm desteğinin yanı sıra uygun maliyetli finansmana erişim, kur riskinden korunma araçlarının yaygınlaştırılması, ihracat kredi ve sigorta mekanizmalarının güçlendirilmesi ve ihracatçının üzerindeki maliyet baskısının azaltılması birlikte değerlendirilmelidir.”

Karadeniz, özellikle sanayicilerin kur riskini yönetebilmeleri için finansal araçlara daha kolay ve düşük maliyetle erişebilmesinin önemine dikkat çekerek, “İhracatçımızın önünü görebilmesi, fiyat verebilmesi ve uzun vadeli sipariş alabilmesi için kur riskini yönetebileceği bir finansal altyapıya ihtiyacı var. Bunun yanında finansmana erişim maliyetlerinin de rekabetçi seviyelere çekilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.