enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,7365
EURO
52,7402
ALTIN
6.931,36
BIST
14.202,24
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Çok Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
15°C
Cuma Çok Bulutlu
14°C
Cumartesi Az Bulutlu
16°C
Pazar Hafif Yağmurlu
16°C

Bahçıvan: “Türk iş dünyası ABD ve AB ile müzakerelerde masada olmalı”

Bahçıvan: “Türk iş dünyası ABD ve AB ile müzakerelerde masada olmalı”
21 Mayıs 2025 20:50
20
A+
A-

Bahçıvan: “Dünyada pazarlık siyaseti öne çıktı. Türkiye’nin ekonomik gücünün yanına bile yaklaşamayan bazı ülkeler maalesef AB’ye vizesiz seyahat ediyor. ABD pazarındaki fırsatlar, AB ile Gümrük Birliği ve vize gibi sorunları kalıcı olarak çözüme kavuşturmak için köklü bir müzakere kültürüne sahip Türk iş dünyası olarak bizlerin yapılacak tüm pazarlıklarda masada olması gerekiyor.

Bahçıvan: “Dünyada pazarlık siyaseti öne çıktı. Türkiye’nin ekonomik gücünün yanına bile yaklaşamayan bazı ülkeler
maalesef AB’ye vizesiz seyahat ediyor. ABD pazarındaki fırsatlar, AB ile Gümrük Birliği ve vize gibi sorunları kalıcı olarak çözüme kavuşturmak için köklü bir müzakere kültürüne sahip Türk iş dünyası olarak bizlerin yapılacak tüm pazarlıklarda masada yer alması gerekiyor.” Bahçıvan: “Son haftalarda yaşadığımız gelişmeler; OVP’nin yaratacağı finansal istikrara olan inançla ve sabırla çalışmakta olan sanayi sektörümüz üzerinde yeniden ve süresi belli olmayan yeni bir stres birikimine ve dayanması zor bir sürece yol açtı. Enflasyonla mücadele konusunda en ağır sorumluluğun yüklendiği sanayi sektörü; hak etmediği yüklü bedelleri ödemesi noktasında kapasitesinin de sınırının da sonuna geldi. Emek yoğun sektörlerimiz kaderine terk edilmemeli.” İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin nisan ayı olağan toplantısı “Küresel Ticaret Gerilimlerinin Gölgesinde Türkiye Sanayisi: Riskler ve Stratejik Seçenekler” ana gündemi ile Odakule Fazıl
Zobu Meclis Salonunda gerçekleştirildi. İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açılış konuşmasını yaptığı toplantıda, İSO Stratejik Dönüşüm Merkezi Danışmanı ve Future Ally Kurucu Ortağı İdil Özdoğan’ın moderatörlüğünde; DEİK / Türkiye – ABD İş Konseyi Başkanı
Murat Özyeğin, İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan ile Koç Üniversitesi Asya Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KUASIA) Direktörü Doç. Dr. Burak Gürel’in katıldığı bir panel de düzenlendi. Açılış konuşmasında İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, 23 Nisan’da İstanbul’un Silivri ilçesi açıklarında Marmara Denizinde meydana gelen 6,2 şiddetindeki depreme değindi.
“Beklenen İstanbul depreminin küçük bir simülasyonunu yaşadık” ifadesini kullanan Bahçıvan, “Artık herkes İstanbul’un deprem gerçeğinin farkında olmalıdır. Deprem sadece depremin hissedildiği günlerin konusu olmamalıdır. Depremlerin oluşumunu önleyemeyeceğimize
göre, tek çaremiz can kayıplarını ve her biri büyük bir ekonomik değer olan endüstriyel tesislerimizde ortaya çıkabilecek hasarları azaltabilecek önlemleri önceden almak olmalıdır. İstanbul’da Türkiye sanayi üretiminin yaklaşık yüzde 40’ı gerçekleşmektedir. Her şeyden önce İstanbul’daki sanayi tesislerinin depreme dayanıklılık durumunu ortaya koyacak bir envanter çalışmasına acilen ihtiyacımız var. Bu nedenle artık İstanbul’daki tüm sanayi tesislerinin bir check-up’ının yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Kentsel dönüşüme benzer bir “sanayi
dönüşümü” projesinin de süratle hayata geçirilmesi artık çok kritik ve elzem hale gelmiştir. Teknolojik ilerlemeler sonucu
oluşan yeni güçlendirme teknikleri de akademik bir altyapı ile desteklenerek güçlendirme mevzuatımıza girmelidir. İSO olarak Afet Yönetimi Şubemiz öncülüğünde başta deprem olmak üzere sanayi tesislerimizi afetlere dayanıklı hale getirmek için başlattığımız çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.

İmalat sanayi modern ekonomilerin hala can damarı

Orta Doğu’daki çatışma ve istikrarsızlıktan ABD Başkanı Trump’ın ilan ettiği
ticaret savaşlarına kadar dünyanın çalkantılı bir dönemin içinden geçtiğini ve
küresel ticaretin ciddi risk altında olduğunu belirten Bahçıvan, “IMF baş ekonomistinin geçtiğimiz günlerde vurguladığı
gibi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 1945
yılında kurulmuş olan “80 yıllık küresel
sistem sıfırlanıyor ve yeni bir döneme
giriyoruz. Henüz şekillenmeyen, tehlikeli,
riskli ve öngörülemeyen bir ara dönemden geçiyoruz. Gidişat çok hızlı ve sarsıcı.
Bizleri riskler kadar bazı fırsat ve avantajlar da bekliyor” dedi.

Türk iş dünyası köklü müzakere kültürüne sahip

Dünyada yaşananların basit bir ticaret geriliminden ibaret olmadığını, iki
küresel gücün, ABD ve Çin’in hegemonya savaşına tanık olduklarını da değinen
Bahçıvan, “ABD’nin Çin ürünlerine darbe
vurması ve diğer ülkeleri Çin’i izole etmeye zorlaması, küresel değer zincirlerinde
büyük değişiklikleri tetikleyecek. Ülkeler
yeni yatırımları kendisine çekmek için
büyük bir rekabet içerisinde olacaklar.
Türkiye de kendisini buna hazırlamak
durumunda” dedi. Konuşmasında Türk
iş dünyasının en önemli ticaret partneri olan Avrupa Birliği ile yaşanılan artık
kangren halini alan vize krizine değinen
Bahçıvan, şunları söyledi: “Küresel ticaret
sisteminin alt üst olduğu ve tüm dünyada
pazarlık siyasetinin öne çıkacağı bir dönemde bu konu artık ertelenemez bir hal
aldı. AB Türkiye için çok önemli bir ihracat
pazarı olmakla beraber, Türkiye de AB
için beşinci büyük ihracat pazarı. Ancak,
Türkiye’nin bu ekonomik gücünün yanına
bile yaklaşamayan bazı ülkeler maalesef
AB’ye vizesiz seyahat ederken; AB ile 30
yıllık bir gümrük birliği bulunan ülkemizin
vatandaşları, vize alabilmek için aylarca beklemek zorunda kalıyor. Artık hem
ABD pazarında oluşabilecek fırsatları
değerlendirmek hem de başta vize sorunu olmak üzere, AB ile Gümrük Birliği,
Serbest Ticaret Anlaşmaları gibi tüm konularda yaşanmakta olan sorunları kalıcı
olarak çözüme kavuşturabilmek için çok
daha güçlü bir müzakere süreci yürütmek zorundayız. Bizler halihazırda köklü
bir müzakere kültürünün içinden gelen iş
dünyası temsilcileri olarak bu işi zaten yıllardır adeta doğal bir refleks olarak hayatımızın farklı dönemlerinde yapmaktayız.
Bu nedenle, iş dünyasının, sanayicilerimizin ve ihracatçılarımızın bu süreçte yapılacak tüm pazarlıklarda güçlü bir şekilde
masada yer alması gerekiyor.”

Rating notumuzu korumamızın riskli olduğu uyarısı dikkat çekici

İSO olarak Orta Vadeli Program’a
(OVP) olan güveni ve inancı her fırsatta,
güçlü ve samimi bir şekilde dile getirdiklerini, “finansal istikrar” konusunda, OVP
hedeflerini, kararlarını ve uygulamalarını
çok önemli bir referans olarak aldıklarını
ve süreç acılı olsa da adım adım hedefe
uygun bir istikamette ilerleme yolunda
olunduğunu vurgulayan Bahçıvan “Fakat son haftalarda yaşadıklarımızı değerlendirmemiz gerekirse; son gelişmeler
bizi başladığımız noktaya getirmese bile;
ne yazık ki tüm reel sektörde programın
hedeflerinden uzaklaşılan bir noktaya
doğru gelindiği endişesini oluşturmaya
başladı. Döviz kuru üzerindeki tedirginliği ortadan kaldırmak amacıyla, çok ciddi
emeklerle, fedakarlıklarla elde edilebilmiş
olan rezervleri daha fazla kaybetmemek
ve tekrar toparlayabilmek adına alınan
önlemleri izlemekteyiz. Çünkü başta faiz
artırma ve para piyasalarındaki sıkılaşma
olmak üzere alınan son önlemler; son bir
buçuk yıldır büyük bir özveri içerisinde,
OVP’nin yaratacağı finansal istikrara olan
inanç ve sabırla çalışmakta olan sanayi
sektörümüz üzerinde yeniden ve ne kadar süreceği de tam belli olmayan yeni
bir stres birikimi ve dayanması zor yeni
bir süreç yelpazesi açmış bulunmaktadır. Özellikle geçen cuma günü önemli
derecelendirme kuruluşlarından S&P’nin
yaptığı açıklamada belirtilen noktalar
önemlidir. Rating notumuzda istikrarlı
bir iyileşme beklenirken, son açıklamada mevcut notumuzu korumamızın bile
riske girebileceği uyarısı gelmesi dikkat
çekici. Ülkemizin enflasyonla mücadelesinden asla ve asla taviz verme lüksü
yoktur. Ama bunu söylerken, enflasyonla mücadele konusundaki en ağır
sorumluluğun yüklenmiş olduğu sanayi
sektörünün; sorumlusu olmadığı ve hak
etmediği böylesine yüklü bedelleri ödemesi noktasındaki kapasitesinin de sınırının da sonuna geldiğinin her kesim tarafından iyi bilinmesi gerekiyor. Özellikle
emek yoğun sektörlerimizin kaderlerine
terk edilmemesi, bu sektörlerimizin yıllar
içinde edindiği üretim kültürünün hasar
görmemesi konusunda dikkatli ve özenli
davranılmalı” dedi.

Bahçıvan, 1 Mayıs’ı da kutladı
Bahçıvan, konuşmasında tüm çalışanların 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü de kutlayarak “Üretim hayatımızın
tüm tarafları açısından, ekonomimiz ve
toplumumuzun refahı için; çalışma barışı
ve uyumu büyük bir önem taşıyor. Çalışanlar ile işverenler arasındaki iş birliği ve
diyalog hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Büyük değişikliklerin yaşandığı
bu çağda buna her zamankinden daha
fazla önem vermeliyiz” dedi.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.