
ekonomisine gidiyor. Değerler ekonomisine giden bir dünyada 2 dolara tişört satmak, 5 dolara pantolon satmak bizim işimiz olmasın zaten. Geçti gitti o. Biz 2 dolara tişörtü bırakalım” ifadelerini kullandı.
Orakçıoğlu, Türk hazır giyim ve tekstil sektörünün küresel rekabette güçlü bir konumda olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Bugün tartışmamız gereken konu üretimin başka ülkelere kayması değil. Dünya değer ekonomisine geçiyor. Türkiye de bu dönüşümde katma değerli üretim ve güçlü markalarla yerini sağlamlaştırmalı.”
Orka Holding’in Giresun’daki yatırımlarının bölge ekonomisi için önemli bir dönüşüm yarattığını da söyleyen Orakçıoğlu, Giresun Organize Sanayi Bölgesi’nde üçüncü fabrikalarını mayıs ayında açacaklarını kaydetti. İlk yatırımı yaptıkları dönemde bölgede sanayi kültürünün oldukça sınırlı olduğunu hatırlatan Orakçıoğlu, “2001 yılında Giresun’da havaalanı bile yoktu. Biz ilk yatırımı yaptığımızda çalışanlarımızı yetiştirmek için uzun bir eğitim süreci yürüttük. Kumaş denemeleri yapıyor, çıkan ürünleri hayır kurumlarına bağışlıyorduk. Sanayi iklimi bir günde oluşmuyor. Ama bugün geldiğimiz noktada fabrikalarımızın dünyanın en iyi üretim tesisleri arasında olduğunu iddia ediyorum” dedi. Orakçıoğlu, Orka Holding’in yatırımlarının ardından bölgede yaklaşık 20’ye yakın yeni işletmenin faaliyete geçtiğini belirterek Karadeniz’de tekstil ve hazır giyim alanında yeni bir üretim ekosistemi oluştuğunu söyledi.
“Türk markaları artık küresel rekabette eşit konumda”
Orka Holding’in markaları Damat, Tween ve DS Damat ile dünyanın birçok ülkesinde faaliyet gösterdiğini belirten Orakçıoğlu, Türk markalarının küresel moda sahnesinde giderek daha görünür hale geldiğini ifade etti. Uluslararası iş ortaklarıyla ilişkilerin geçmişe kıyasla tamamen değiştiğini belirten Orakçıoğlu, “Eskiden Avrupa’daki büyük şirketlerden randevu almak bile zordu. Kapılarda bekletildiğimiz dönemler oldu. Ama bugün artık aynı masada eşit bir iş ortağı olarak oturabiliyoruz. Bu değişim Türkiye’nin üretim gücünün ve markalaşma çabasının bir sonucudur” ifadesini kullandı.
Orka Holding’in küresel pazarlarda geniş bir coğrafyaya yayıldığını belirten Orakçıoğlu, Dubai’yi Körfez bölgesinin, Moskova’yı Rusya ve Türk Cumhuriyetleri’nin, İtalya’yı ise Avrupa’nın vitrin pazarı olarak gördüklerini söyledi. Şirketin Romanya’da pazar lideri konumuna geldiğini ve ülkede 16 mağaza ile faaliyet gösterdiğini belirten Orakçıoğlu, Latin Amerika’ya da açıldıklarını anlattı. Orakçıoğlu, “Aralık ayında Paraguay’ın başkenti Asunsion’da mağaza açtık. Lübnanlı iş ortaklarımızın girişimiyle gerçekleşen bu yatırım, Türk markalarının dünyanın en uzak coğrafyalarında bile ilgi gördüğünün göstergesi” dedi.
“Stratejimiz lüksü demokratikleştirmek”
Orakçıoğlu, moda sektöründe tüketici davranışlarının hızla değiştiğine dikkat çekerek yeni neslin markalara bakışının farklı olduğunu söyledi. “Eskiden insanlar bir ürünü statü göstergesi olduğu için satın alıyordu. Bugünün tüketicisi ise tasarım, kalite, fonksiyonellik ve çevreye duyarlılık istiyor. Ama aynı zamanda bunun için aşırı fiyat ödemek istemiyor. Bizim stratejimiz ‘lüksü demokratikleştirmek’. Yani yüksek kaliteyi daha erişilebilir hale getirmek” diye konuştu.
“Türkiye değer ekonomisine odaklanmalı”
Programda Türkiye’de kilogram başına ihracat değerinin düşüklüğüne de değinen Orakçıoğlu, hazır giyim sektörünün bu algının çok üzerinde bir performans gösterdiğini söyledi. Türkiye genelinde ihracatın kilogram değerinin ortalama 1,5 dolar civarında olduğunu hatırlatan Orakçıoğlu, hazır giyimde markasız ürünlerin dahi kilogram başına 16-17 dolar seviyesinde ihraç edildiğini belirtti. Orakçıoğlu, Orka Holding’in Giresun’daki tesislerinde üretilen ürünlerin ise kilogram başına 133 euro gibi çok yüksek bir değerle ihraç edildiğine vurgu yaptı.
Not: Yayına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.