enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,3047
EURO
50,7181
ALTIN
6.671,26
BIST
12.728,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
11°C
İstanbul
11°C
Çok Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
12°C
Cumartesi Az Bulutlu
13°C
Pazar Çok Bulutlu
15°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
16°C
20 Mayıs 2025 11:16
14
A+
A-

müzdeki dönem ilk yapılacak Para Politikası
Kurulu toplantısından başlayarak
tekrar kaldığımız yerden devam edebiliriz”
değerlendirmesinde bulundu.
– “Gelir dağılımında daha makul bir
noktaya gelmemiz ana beklentilerimiz
arasında”
Türkiye’nin üretim ve ihracat ayağına
halel getirilmemesinin önemine işaret
eden Şekib Avdagiç, “Bu sürecin bizi
ilgilendiren tarafı bu. Tabii ki sosyal dengeler,
Gini katsayısına varıncaya kadar
gelir dağılımında daha makul bir noktaya
gelmemiz beklentilerimiz arasında” diye
konuştu. Avdagiç, “Bizim İstanbul Ticaret
Odası yönetimi olarak baktığımız açı şu.
Türkiye’nin mutlaka 150 yıllık makus dış
ticaret dengesi konusundan kurtulması
lazım. Açık vererek yürümemizin mümkün
olmadığını biliyor olmamız ve bütün
politikalarımızı buna göre kurgulamamız
lazım” değerlendirmesinde bulundu.
Avdagiç, şu anda yürütülen politikanın
birçok boyutunun doğru, makul ve
yapılması gereken bir süreç olduğunun
altını çizerek, özellikle ihracat ekosistemindeki
tüm firmaları daha fazla desteklemek
gerektiğini belirtti. Avdagiç,
“İhracat sadece ihracatçı firma değildir.
İhracat bir ekosistemdir. Tepede bir ihracatçı
firma vardır. Onun tedarikçileri
vardır. Bu tedarikçilerin tedarikçileri vardır.
Ve gittikçe bir büyük makro şirketten
önce OBİ’lere, sonra KOBİ’lere, sonra mikro
şirketlere giden aşağıya doğru büyük
bir piramit var, silsile var. Dolayısıyla bu
ekosistem geniş bir üretici kitlesini ilgilendiriyor”
dedi.
– “Bizim hiçbir zaman ihracatı ve
ithalatı aynı anda görmeden bir
karar vermememiz gerekiyor”
Şekib Avdagiç, döviz kuru seviyesinin
ihracata etkisine ilişkin olarak, şunları
söyledi:
“İhracatı bu şekilde baskı altına aldığınız
anda, ithalatı inanılmaz kolaylaştırmaya
başlamış oluyorsunuz. Şu anda
ithalat çok daha cazip hale geliyor. Biz bu
filmi aslında 2004’lerde, 2005’lerde gördük.
O zaman da döviz baskılandı, dolar
1,40’lardan 1,17’lere düştü. Faizler düşüktü
ama o zaman hep ihracat artışını konuştuk.
Bizim hiçbir zaman ihracatı ve ithalatı
aynı anda görmeden bir karar vermememiz
gerekiyor. Evet, o zaman ihracat arttı
ama ithalat daha yüksek bir ivmeyle arttı.
Dolayısıyla mutlaka ve mutlaka Türkiye’nin
yine daha etkili bir şekilde ihracatı
teşvik edecek bir süreci devreye alması
lazım.”
– “Ortak akılla bu sistemi daha efektif
kullanmamız doğru olur”
Şekib Avdagiç, AB pazarının şu anda
sıkışık olduğunu, Çin’in ABD pazarında
yaşadığı kaotik durumdan dolayı birçok
ülkeye ve Türkiye’ye daha sert politikayla
bir süreç yürüttüğünü söyledi. Avdagiç,
“Çin fiyat düşürüyor, vade veriyor. Çinli
geliyor bazen 60 ay vadeli, TL bazında
makina satıyor.
Buna hangi üretici dayanabilir. Bu
durumda hangi alıcı bankadan kredi alıp
makina alır.” dedi.
Avdagiç, bir soru üzerine, Türkiye’de
kayıt dışılığın bir realite olduğunu ve kayıt
dışına karşı bir süreç yürütmenin normal
olduğunu, ancak bunun kayıt içindeki
mükellefi de rahatsız etmeden yürütülmesinin
gerektiğini belirtti.
Şekib Avdagiç, şunları kaydetti: “Şimdi
Kapalıçarşı’da adam diyor ki, ‘Başkanım
15 m2 dükkanım var. İki tane arkadaş
geldi, oturuyor dükkana, hasılat tespiti
yapıyor. Zaten müşteri içeride, onları
görünce transit geçiyor dükkanı. Veya
üçüncü kişinin oturacak yeri yok’. Yani
kendi içinde de bir tutarlılık olması lazım.
Evet, öz eleştiri yapalım. Yani gerçekten
bazı sektörlerde, bazı müesseselerde,
bazı süreçlerde kaçak yok mu, var. Devletin
de Maliye’nin de görevi bunu önlemek.
Burada belki bizlerle biraz daha yakın
istişare içinde olunarak rasyonel netice
getirecek, sonuç odaklı süreçlerin hayata
geçmesinde tarafız.
Burada bir sürecin sürekli ve etkili bir
şekilde yürütülmesi gerektiğinin altını
çiziyorum. Yani burada temel çerçeveyi
asla terk etmememiz gerekiyor.
Maliye’de elbette çok tecrübeli, birikimli
bir yapı var. Ama ortak akılla bu
sistemi daha efektif kullanmamız daha
doğru olur.”
– “İstanbul Ticaret Odası seçimlerinde
tekrar arkadaşlarımızla beraber yola
çıkmaya karar verdik”
İTO Başkanı Avdagiç, İTO’nun gelecek
yıl Ekim ayında yapılması beklenen
seçimlerine ilişkin aday olup olmayacağına
yönelik bir soruya da “Hem bugüne
kadar görev yapmakta olduğumuz hem
de bu dönemde bizleri motive eden, destekleyen
kendi camiamızla ve yollarımızın
kesiştiği arkadaşlarla gerekli istişareleri
yaptık. Ve bir dönem daha aday olma
konusunda bir konsensüs çıktı” yanıtını
verdi.
Şekib Avdagiç, İTO’nun geleneklerine
göre Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden
aday olmanın kişisel bir karar olmadığını,
iş dünyasının camia olarak bir araya
gelerek yürüttüğü bir süreç olduğunu
söyledi. Avdagiç, “Dolayısıyla camiamızda
önde gelen, değer verdiğimiz insanlarla
da istişarelerimizi yaptık. Ayrıca şu
anda beraber görevi yaptığımız arkadaşlar
var, görüşmelerimizi onlarla da yaptık.
Ve inşallah 2026’nın Ekim-Kasım
döneminde yapılması öngörülen İstanbul
Ticaret Odası seçimlerinde tekrar
arkadaşlarımızla beraber yola çıkmaya
karar verdik” açıklamasını yaptı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.