LUFTHANSA’DAN GENÇLEŞME HEDEFİ

Havacılık sektöründe uluslararası şirketlerin en büyüklerinden birisi olan Lufthansa Hava Yolları’nın Türkiye Genel Müdürü Kemal Geçer havacılık söktöründeki yeni gelişmeleri ve Lufthansa Türkiye’nin hedeflerini ve projelerini İstanbool Today’e anlattı..

Rakamlarla Lufthansa Grubu’nun performansını anlatır mısınız? 2019 yılında Lufthansa Grubu’nun filosuna kaç uçak katılacak? Yolcu kapasitesi nereden hangi rakama ulaşacak?
Lufthansa Group olarak uzun vadeli sürdürülebilir ulaşıma yatırım yapıyoruz. Bu sene 40 adet uzun menzilli Airbus A350 ve Boeing B787 için toplam 12 milyar dolarlık uçak siparişi verdik. Bu yeni nesil uçaklar öncekilere göre yüzde 25 daha az yakıt kullanıyor. Uzun vadeli yatırım programımızda 2027 ye kadar toplam 221 uçak siparişimizi teslim almayı planlıyoruz. Bu yatırımlarımızın toplam değeri 43 Milyar Dolar.
Grup Havayollarımız Mart ayında 11 milyon yolcu taşıdı ve ilk çeyrekte taşıdığımız toplam 29 Milyon yolcu ile geçen seneye göre yüzde 3,1 artış yakaladık. 2018 yılında rekor bir sayı ile toplam 142 Milyon yolcu taşıdık, bu sene bu sayıyı geçmeyi planlıyoruz.
Yeni uçuş noktaları, yeni hatlar konusunda neler söyleyeceksiniz? Lufthansa, bundan sonra nereye, hangi noktalara uçuş gerçekleştirecek?
Lufthansa’nın dünya devi haline gelmesinde sadece Avrupa ülkeleri değil Amerika, Afrika, Ortadoğu ve Uzakdoğu gibi bir çok noktalara uçuş gerçekleştirmesinin payı büyük oldu.
Lufthansa Group Havayollarını farklı kılan 5 Havayoluna sahip olmak ve 5 Havalimanı’nı transfer merkezi yani Hub olarak kullanmamız. Bu strateji bize esneklik ve dinamizm sağlıyor. Bunun dışında bir farklılığımız da güçlü partnerliklerimiz ile Dünyada 600’den fazla noktaya uçuyoruz. Önümüzdeki dönem Uzakdoğu uçuşlarında artacak ancak aynı zamanda da Eurowings markamızın büyümesini de göreceğiz.
Yeni İstanbul Havalimanı faaliyete geçti. Bu durum Lufthansa’nın Türkiye ve bağlantılı uçuşlarına yansıması nasıl olacak? Ek seferler ya da yeni destinasyonlar gündeme gelecek mi?
Göreve geldiğim günden beri İstanbul Havalimanı ile ilgili aynı şeyleri söylüyorum. Öncelikle yeni havalimanında slot ve gecikmeye sebep olan yoğunluk sorunlarını yaşamayacağız. Dolayısıyla biz de dahil olmak üzere bütün havayolları için bir kolaylık sağlıyor. Havalimanı konsept ve dizayn olarak çok ferah ve güzel. Yeni veya ek seferler için İGA Yönetimi ile zaman zaman müzakereler yaptık. Ancak yabancı havayollarının sefer sayılarını sadece yeni bir havalimanının varlığı etkilemez. Ondan çok arz talep dengesi etkiler. Bunun için İstanbul’a ve Türkiye’ye Batı dan talebin artmasını görmek lazım. Geçtiğimiz yıllarda slot sorunlarından dolayı sefer düzenleyemeyen özellikle Asyalı Havayolları sefer düzenleyebilir.

Dünyada toplam yolcu sayısı 2035’te 8 Milyara ulaşacak

Luftansa olarak 2019 yılı ciro, kar ve yolcu hedefiniz nedir?
Dünya’da toplam 135 bin mesai arkadaşımız ile birlikte 142 Milyon yolcu taşıdık. 2018 yılında bir önceki seneye göre yüzde 6 artış ile 35.8 milyar EURO ciro elde ettik ve 2.8 Milyar EURO (FVÖK) kar açıkladık. 2019 yılında ciromuzun bir önceki seneyi geçmesini ve karlılığımızın da yüzde 6,5-8 arasında olmasını bekliyoruz.

Lufthansa, dünyanın en büyük ve en güvenli 10 havayolu şirketi arasında. Kurulduğundan bu yana kalitesinden ödün vermeden hizmete devam ediyor. Bize bu başarının sırlarını verir misiniz?
Lufthansa’nın başarı hikayesinde sektörün kurucu en köklü havayollarından olmasının çok önemli bir payı var. Bu tecrübeler ışığında yıllardır sürdürülebilirlik esaslı çalışmalar yapmanın neticesinde bugünlere gelinmiştir. Sizin de söylediğiniz gibi en önemli. Hassasiyetlerimizden birisi güvenlik olduğu için, milyonlarca insan Lufthansa’yı güven ile eşdeğer olarak kodladı. Bununla birlikte yüksek standartları, markalarımızın da farklılıklarını koruyarak, her yolcumuzun her uçakta aynı konfigürasyonu ve hizmeti aynı kalitede bulmalarını sağlıyoruz.

Lufthansa olarak 1956 dan beri Türkiye de yerleşik faaliyet göstermemizin verdiği avantajlar var. Yaklaşık 30 sene önce THY ile birlikte kurulan SunExpress Havayolu bu konuda çok başarılı bir örnek…

Küresel pazar koşullarında olası krizleri de göz önünde bulundurduğumuzda sektör açısından bir değerlendirme yapar mısınız?
Havacılık ve turizm sektörleri jeopolitik ve ekonomik krizlerden hızlı etkilenirler. Havayolunun en önemli maliyet gideri petroldür ve bu bağlamda nasıl bir fiyat opsiyonu kullandığı (hedging) veya petrol fiyatlarının artışı karlılığı çok etkiler. Tarifeli sefer düzenleyen büyük havayolları genelde birçok bölge ve destinasyonlara uçtuğu için bölgesel krizlerin etkilerini kar/zarar dengesi bozulmadan uçuş hatlarını değiştirerek telafi edebilirler. Ancak bölgesel ve charter uçuşu yapan havayolları bölgesel bir krizden çok ciddi finansal zorluklar oluşabilir. Örneğin bir uçuş yasağı hava sahası kapatılmasında (NOTAM) bir ambargo yaşanması halinde havayolu şirketinin iflasına kadar giden bir süreç yaşanabilir. Bugünlerde konuşulan ticaret savaşları ise global olduğundan ve henüz küresel ekonomiyi 2008 de olduğu gibi zedelemediğinden havacılık için bir sorun oluşturmuyor. Bilakis havacılık sektörü sürekli büyüyen bir sektör ve analizler 2035’e kadar toplam yolcu sayısının 4 Milyardan 8 Milyara çıkacağını işaret ediyor. Bu artışın önemli bir kısmı da Uzakdoğu ülkelerinden kaynaklı bir artış olacak. Bu bölgelere doğru yatırım yapan şirketler ileride büyüyen pastadan pay alabilecekler. Bu kadar büyüyen bir pazar, paydaşları için elbette iyi bir gelecek vaat ediyor. Ancak sektörde giderek hızlanan teknolojik değişimleri yakalamak önemli.

Lufthansa, yolcu taşımacılığının yanı sıra, kargo, kabin içi tüketilen yemek ile motor bakımı, tamir ve revizyon hizmetleri gibi teknik alanlarda da önemli hizmetler veriyor. Türkiye ile de önemli işbirliği var. Bu alanlarda ileriye yönelik projeler var mı?
Türkiye de uçak içi ikram şirketimiz LSG birçok havayolu şirketine hizmet vermekte. Bununla birlikte yıllardır Türkiye’de önemli bir pazar payına sahip hava kargo taşımacısıyız. Genel merkezi Hamburg’da bulunan Lufthansa Technik dünyanın her yerine ve onlarca havayolu şirketine hizmet vermekte. Faaliyet yelpazemiz geniş olduğu için sürekli projeler geliştiriyoruz.

Havacılık sektöründe Avrupa da konsolidasyon devam edecek.ABD de sektör konsolidasyonu yüzde 80 üzerinde, Avrupa da ise henüz yüzde 60’a ulaşmadı. Birleşme ve satın alma alanında sektör konsolidasyonlarını analiz ettiğimizde, konsolidasyonların ABD den başlayıp daha sonra Avrupa’ya yayıldığını görmekteyiz.

Lufthansa Grubu ile Türk havacılık sektörü ve turizmi arasında kalıcı ve benzersiz bir ilişkinin gelişmesine kapı açan bir dönüm noktası oldu. Lufthansa için Türkiye ve Türk pazarı ne anlama geliyor?
Lufthansa olarak 1956 dan beri Türkiye de yerleşik faaliyet göstermemizin verdiği avantajlar var. Yaklaşık 30 sene önce THY ile birlikte kurulan SunExpress Havayolu bu konuda çok başarılı bir örnek. Bugün
1 Milyar EURO üzerinde cirosu olan turizm destinasyonlarında etkin bir havayolu. Türkiye bizim için sadece bir pazar değil, öyle olsaydı zorlu dönemlerde faaliyetlerimizi sadece kar odaklı yapmış olurduk. Ancak Lufthansa’nın Türkiye ile çok köklü bağları var ve son 60 yılda çok konuda sektöre bir nevi rehberlik yapmıştır ve gelişiminde önemli rol almıştır.

Havacılık sektöründe müthiş bir rekabet var. Sektörü neler bekliyor?
Son 15 yılda düşük maliyetli havayollarının (LCC) ortaya çıkması ile sektör büyük bir değişime uğradı. Kısa ve orta mesafelerde etkili oldular ancak uzun uçuşlarda etkin olmalarından premium havayolları rekabete dayanabildi. 2014 ile 2017’ye kadar petrol fiyatlarının düşük olması büyük havayolu gruplarına rakiplere göre pozisyon almaları için yatırım fırsatı oluşturdu. Önümüzdeki dönem teknolojik yatırımların hızlandığını göreceğiz. Bir de Avrupa ve Ortadoğu bölgesinde havayolu sektörü konsolidasyonu yoğunlaşabilir. ABD’de sektör konsolidasyonu yüzde 80 üzerinde, Avrupa da ise henüz yüzde 60’a ulaşmadı. Birleşme ve satın alma alanında sektör konsolidasyonlarını analiz ettiğimizde, konsolidasyonların ABD’den başlayıp daha sonra Avrupa’ya yayıldığını görmekteyiz. Ancak Avrupa pazarının konsolide olması, ABD’deki gibi Havayollarına müşteri deneyimindeki hantallık lüksünü sunmayacaktır. Çünkü Avrupalı Havayolu grupları aynı zamanda körfez ve bu bölgenin Havayolları ile rekabet etmek durumundalar.

Bir cevap yazın