enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,6381
EURO
51,9679
ALTIN
7.100,33
BIST
13.787,82
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
14°C
İstanbul
14°C
Yağmurlu
Cuma Hafif Yağmurlu
15°C
Cumartesi Az Bulutlu
14°C
Pazar Çok Bulutlu
19°C
Pazartesi Yağmurlu
12°C

TİM Başkanı Mustafa Gültepe: Rekabetçilikte yaşanan zorluklar ihracatın ivmesini sınırlamaya devam ediyor

TİM Başkanı Mustafa Gültepe:  Rekabetçilikte yaşanan zorluklar  ihracatın ivmesini sınırlamaya devam ediyor
1 Eylül 2025 14:15
13
A+
A-

2025 yılının ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisi yüzde 4,8 büyüyerek beklentilerin üzerinde bir performans sergiledi. Ayrıca, ilk çeyrekte açıklanan yüzde 2,0’lık büyüme oranı da yüzde 2,3’e yukarı yönlü revize edildi. Böylece Türkiye ekonomisi, kesintisiz olarak 20 çeyrektir pozitif büyüme kaydetmiş oldu.

Büyümenin bileşenlerine bakıldığında iç talebin belirleyici rolü öne çıkıyor. Hanehalkı harcamaları büyümeye 3,4 puan, yatırımlar 2,2 puan, stoklardaki değişimler ise 1,2 puan katkı yaptı. Buna karşılık, net ihracat büyümeyi 1,4 puan, kamu harcamaları da 0,6 puan aşağı çekti.

Burada dikkat çeken nokta, ihracatın tek başına büyümeye  artı 0,4 puan katkı yapmasına rağmen, ithalattaki artış nedeniyle net ihracatın katkısının eksi 1,4 puan olmasıdır. Yani Türkiye’nin ihracat gelirleri büyümeyi desteklerken, daha yüksek oranda artan ithalat bu katkıyı fazlasıyla gölgeledi. Net ihracatın üst üste üç çeyrektir negatif katkı vermesi, büyümenin giderek iç talep ve ithalata dayalı bir yapıya büründüğünü gösteriyor.

Oysa sağlıklı ve kalıcı bir büyümenin ancak üretim ve ihracatla gerçekleşebileceğini unutmamamız gerekiyor. İhracatın büyümeye yön verdiği dönemlerde, ekonomide hem üretim kapasitesi hem de istihdam daha dengeli ve sürdürülebilir biçimde artıyor. Rakamlarda da görüyoruz ki rekabetçilikte yaşanan zorluklar ihracatın ivmesini sınırlamaya devam ediyor. Küresel pazarlarda rekabetçiliğimizi güçlendirecek, ihracatçının önünü açacak politikaların hayata geçirilmesi bu nedenle kritik önem taşıyor.

Her şeye rağmen büyümenin pozitif seyri umut verici. Önümüzdeki dönemde rekabet gücünü artıracak ve ihracatı yeniden büyümenin taşıyıcı sütunlarından biri haline getirecek adımların atılmasıyla, daha dengeli ve dışa açık bir büyüme patikasına girileceğine inanıyoruz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.